Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2015/435 Esas, 2015/1060 Karar sayılı kararı sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümlesi ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, savunma tanıklarının dinlenmediğine, sanığın cinsel kast ile hareket etmediğine, gerekçesiz olarak takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın kullanmakta olduğu araçla mağdurun yanına yaklaştığı ve camdan elini uzatarak mağdurun elini tutup 1 TL para verdiği, mağdurun almak istememesi üzerine avucuna sıkıştırarak elinin üstünü ıslatarak öptüğü şeklinde kabul edilen eylemin, sanığın cinsel içerikli bir söz söylemediği ve eylemin cinsel bölgelere de yönelmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2015/435 Esas, 2015/1060 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.