HÜKÜMLER: 01.02.2015 ve 26.02.2015 tarihli eylemler için beraat, 17.11.2014 tarihli eylem için mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, beraat kararlarının mevzuata uygun olmadığına, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, mahkûmiyeti bakımından ise yapılan takdiri indirimin yerinde olmadığına, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
17.11.2014 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 15.30 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, ... sayılı adres önünde, durumundan şüphelenilen sanığın elinde 3 adet dolu çanta ile yürüdüğünün görülmesi üzerine, polis tanıtma karneleri gösterildikten sonra içinde ne olduğu sorulduğunda, sanığın kaçak sigara olduğunu söyleyerek rızası ile açması sonucunda sigaraların görüldüğü, sanığa sigaraların kime ait olduğunun sorulduğu, sanığın kendisine ait olduğunu ve görevlilere kendi rızası ile teslim edeceğini beyan etmesi üzerine, kendi rızası ile teslim etmiş olduğu toplam 493 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
01.02.2015 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 12.45 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, ... sayılı adres önünde durumundan şüphelenilen sanığın elinde 1 adet beyaz renkli çuval ile yürüdüğünün görülmesi üzerine, sanığa polis tanıtma karneleri gösterildikten sonra çuval içinde ne olduğu sorulduğunda, sanığın kaçak sigara olduğunu söyleyerek rızası ile açması sonucunda sigaraların görüldüğü, sanığa sigaraların kime ait olduğunun sorulduğu, sanığın kendisine ait olduğunu ve görevlilere kendi rızası ile teslim edeceğini beyan etmesi üzerine, kendi rızası ile teslim etmiş olduğu toplam 46 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
26.02.2015 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 13.30 sıralarında haber merkezinin "949. Cadde ile 1052 Sokak kavşağında ... plakalı araç içerisinde kaçak sigara bulunduğunu ve satışının yapıldığını" bildirmesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından bahse konu adrese geçildiği esnada, 949. Cadde üzerinde sanığın sevk ve idaresindeki bahse konu aracın seyir halinde görüldüğü ve durdurulduğu, sanığa, hakkında kaçak sigara sattığı ve aracında bulunduğu yönünde ihbar olduğunun söylenmesi üzerine sanığın, aracın kapılarını ve bagajını açarak, arka koltuğunda bulunan toplam 13 karton kaçak sigarayı rızasıyla teslim ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Sanık, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
A. Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanık ve kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, aşamalarda alınan savunmalarında ikrarı da bulunmayan sanık hakkında, hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.11.2014 tarih ve 2014/4067 Değişik İş sayılı önleme araması kararı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 15.30 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, ... sayılı adres önünde durumundan şüphelenilen sanığın elinde 3 adet dolu çanta ile yürüdüğünün görülmesi üzerine, polis tanıtma karneleri gösterildikten sonra içinde ne olduğu sorulduğunda, sanığın kaçak sigara olduğunu söyleyerek rızası ile açması sonucunda sigaraların görüldüğü, sanığa sigaraların kime ait olduğunun sorulduğu, sanığın kendisine ait olduğunu ve görevlilere kendi rızası ile teslim edeceğini beyan etmesi üzerine, kendi rızası ile teslim etmiş olduğu toplam 493 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda, dosyaya celp edilen Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.11.2014 tarih ve 2014/4067 Değişik İş sayılı önleme araması kararının, olayın gerçekleştiği 19 Mayıs Mahallesi ile olay saatini kapsamadığı cihetle, dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı başkada delil olmadığı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, aşamalarda alınan savunmalarında suça konu sigaraları sattığı yönünde ikrarı da bulunmayan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı ve başkada delil olmadığı gözetilerek, beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KARŞI OY
Sanık hakkında mahkemece verilen 01.02.2015 ve 26.02.2015 tarihli suçlara yönelik mahkemece kurulan beraat kararlarının A bendindeki onama kararına ve B bendinde yazılı 17.11.2014 günlü suç tarihi olan mahkûmiyet kararının sanığa beraati gerektiği düşüncesiyle bozma kararı verilmesinde sayın çoğunlukla oybirliğiyle karar verilmiştir.
Gerekçe içeriğine göre başka bir düşünceyle muhalifim şöyle ki; ceza hukukunda her şey delil olabilmektedir. Delillerin takdiri hakimin yetkisindedir. Ele geçen suç eşyalarını yasak delil olarak kabul etmemize imkan bulunmamaktadır.
Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır.
Sonuç olarak çoğunlukça verilen kararlara katılmakla birlikte hukuka aykırı delilin gerekçe bölümünde yasak delil olarak kabul edilmesinde ki çoğunluk görüşüne muhalifim.