SUÇLAR: Tehdit, yaralama, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme, temyiz isteğinin reddi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ...'ın, hakkında yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin 24.11.2014 tarihli temyiz isteğinin reddine dair ek kararı temyiz etmediği ve tehdit suçunun kasten yaralama suçları ile birlikte işlendiği belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

1-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin 12/11/2014 tarihli ek karara karşı sanık ...'ın temyiz itirazının REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA,

2-Sanıklar hakkında hakaret suçlarından kurulan düşme hükümlerinin temyizinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının son kesme nedenini oluşturan 28.09.2010 tarihindeki sorgudan itibaren inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

3-Sanıklar hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

a-Sanıkların aşamalardaki savunmaları, mağdur beyanı ve tanık İshak'ın aşamalardaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ile mağdur arasında ani gelişen tartışma ortamında sanıkların ellerinde herhangi bir cisim olmaksızın mağdura "sizi burada barındırmam, öldürürüm" dediklerinin anlaşılması karşısında, ani gelişen tartışma ortamında sanıkların ne suretle önceden anlaşıp planlayarak iştirak iradesi içinde atılı eylemi gerçekleştirdikleri belirtilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında TCK'nın 106/2-c maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,

2-Kabule göre de; sanıklar hakkında TCK'nın 106/2,c maddesi uyarınca tayin edilen 2 yıl hapis cezalarından TCK'nın 29. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken sonuç hapis cezalarının "1 yıl 6 ay" yerine "1 yıl 4 ay" olarak eksik tayini,

3- Hükmolunan hapis cezalarının kanuni sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ile ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.