Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca davalı ...'ın talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan 101 ada 394 parsel sayılı 9847,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yözölçümünün 12.846,14 metrekare olduğu belirlenerek tapu kaydında bu hususta düzeltme yapılmasına karar verilmesi üzerine davacı ..., düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait 101 ada 394 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve düzeltme işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi işleminin iptali istemine ilişkindir. Anılan yasal düzenleme uyarınca; düzeltme istemi üzerine Kadastro Müdürlüğünce düzeltme kararı verilmesi halinde, bu karar ilgililerine tebliğ edilir. Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılmaması halinde tapu sicilinde düzeltme yapılır. Bu süre içinde açılacak davalarda görevli mahkeme, 3402 sayılı Yasa'nın 41/1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir. 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesine dayanılarak, düzeltme kararı infaz edildikten sonra açılacak davalar ile düzeltme isteminin idarece reddi halinde açılacak davalarda ise görevli mahkeme; bu konuda Kadastro Kanununda hüküm yer almadığından, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Somut olayda, Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işlemi davacıya 16.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 23.07.2013 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Buna göre dava, anılan yasa maddesinde belirlenen 30 günlük süre içerisinde açıldığından, mahkemece işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.