Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Erzurum ili Pasinler ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 370,376,377,378,469,478,593,594,595,596,597,598,600,697,698,699,724,725,922,923,924,1051,1073,1566,1567,1568,1569,1570,1572,1573,1574,1575,1577,1579,1580,1593,1642,1643,1644,1645,1646 ve 1651 parsel sayılı sırasıyla 6.950 - 11.400 - 9.850 - 10.750 - 26.550 - 14.800 -18.700 - 17.500 - 17.500 - 16.800 - 16.400 - 13.200 - 12.100 - 15.600 - 16.400 - 12.200 - 1.100 - 14.500 - 16.450 - 14.500 - 9.700 - 52.500 - 15.650 - 11.000 - 10.000 - 12.000 - 12.000 - 12.000 - 12.500 - 12.000 - 15.000 - 11.700 - 12.000 - 13.000 - 13.000 - 10.000 - 9.000 - 12.400- 13.000 - 13.000 - 13.700 ve 20.750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle; 350,1055 ve 1056 parsel sayılı 30.400 - 26.000 ve 33.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, 1617 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle değişik 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca miktar fazlası olduklarından bahisle ... adına tespit edilmişlerdir.

Davacı ... ve arkadaşları ayrı ayrı açtıkları dava dosyalarına sundukları dava dilekçelerinde; Erzurum ili Pasinler ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 370,376,377,378,469,478,593,594,595,596,597,598,600,697,698,699,724,725,922,923,924,1051,1073,1566,1567,1568,1569,1570,1572,1573,1574,1575,1577,1579,1580,1593,1642,1643,1644,1645,1646 ve 1651 parsel sayılı taşınmazların, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... mirasçıları adına; 350,1055 ve 1056 parsel sayılı taşınmazların ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendileri adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince, bir kısım parsellere ilişkin olarak verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " ... keşif ara kararına yönelik verilen kesin sürenin usule aykırı olduğu açıklanarak, usulüne uygun olmayan kesin süreye sonuç bağlanılarak yazıl şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine ... " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dava konusu 350,1055 ve 1056 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluştuğu, geriye kalan diğer parsellerin ... tapusu kapsamında kaldığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dava konusu 350,370,376,377,378,478,593,594,595,596,597,598,600,697,698,699,724,725,922,923,924,1051,1055,1056,1073,1566,1567,1568,1569,1570,1572,1573,1574,1575,1577,1579,1580,1593,1642,1643,1644,1645,1646 ve 1651 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dava konusu 469 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın tüm ve davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 469 parselin dava konusu kabul edildiği ve gerekçesinde 469 parsele ilişkin değerlendirilme yapıldığı halde, hüküm fıkrasında bu taşınmazın parsel numarasının hatalı yazılması suretiyle 496 parsele ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamakta ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 350,370,376,377,378,478,593,594,595,596,597,598,600,697,698,699,724,725,922,923,924,1051,1055,1056,1073,1566,1567,1568,1569,1570,1572,1573,1574,1575,1577,1579,1580,1593,1642,1643,1644,1645,1646 ve 1651 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA

Yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 469 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm yönünden, davacı ...'ın tüm ve davalı ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE;

Davalı ... vekilinin, dava konusu 469 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1.A.2 bendinde yer alan "496" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "469" ibaresinin yazılmasına ve dava konusu 469 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi