Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak alınıp inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olup kamu davasına katılan ...'nin, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesinin ardından dosyaya sunduğu 27.01.2014 havale tarihli dilekçe ile mevcut şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorularak neticesine göre 5237 sayılı TCK'nın 73 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Katılan ile tanığın aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü mağdurenin göğsünü sıkması şeklindeki kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşen eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinde yer alan cinsel saldırı suçuna ilişkin anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp mahkemece sanık hakkında temel ceza teşdiden 4 yıl hapis cezası olarak tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde "cinsel davranışın sankıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına" hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.