Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında cinsel saldırı, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/655 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın gece vakti mağdurenin konutuna girerek cinsel maksatla koluna dokunduğu ve ertesi gün öldüreceğinden bahisle tehdit söylemlerinde bulunduğunun kabulü ile eylemleri sabit görülerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 57 nci maddesi uyarınca sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
İlk Derece Mahkemesince sanığın savunması tespit etmeden ve delilleri sorulmadan eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Tehdit ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan tehdit suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci cümlesi uyarınca, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Sanık yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.11.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu, anılan tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Tehdit ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.