Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "davalı Belediyenin tutunduğu Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/355 Esas, 1960/30 Karar sayılı ilamının yöntemince mahalline uygulanarak kapsamının belirlenmesi ve mahkemece mera araştırmasının yapılması" gereğine değinilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 104 ada 3 nolu parselin tahsisli mera olmadığı, yapılan keşifte alınan beyanlardan dava konusu yerin kadimden beri kullanılan yer olduğu, mera da olmadığı, Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/355 Esas, 1960/30 Karar sayılı ilamında gösterilen sınırların dava konusu 104 ada 3 parsel numaralı taşınmazı kapsamadığı, 937 tarih 184 tahrir numaralı vergi kaydının ise dava konusu taşınmaza uyduğu, ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre de fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alan dışında dava konusu taşınmaz üzerinde kırk yılı aşkın bir zamandan beri tarım yapıldığı, mera parseli ile birliktelik arz etmediği, bu hali ile zilyetlik ile kazanılması mümkün olan taşınmazlardan olduğu, tespit tarihi olan 2002 tarihinden geriye doğru 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen şartları sağladığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi, Köyü/mahallesi 104 ada 3 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 17/06/2021 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 4812.22 m² yüzölçümündeki kısmın 104 ada 3 nolu parselden ifraz edilerek aynı ada en son parsel numarası verilmek suretiyle mera olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan 24580,50 m² lik kısmın 104 ada 3 nolu parsel olarak tarla vasfında ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında, Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/355 Esas, 1960/30 Karar sayılı ilamının yöntemince mahalline uygulanarak kapsamının belirlenmesi ve mahkemece yöntemince mera araştırmasının yapılması, komşu 104 ada 31 sayılı mera parseli ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı veya meradan yer kazanılıp kazanılmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanması gereğine değinilmişken mahkemece Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/355 Esas, 1960/30 Karar sayılı dosya içerisinde yer alan fen bilirkişisi ... 'nun hazırladığı 14.12.1952 tarihli bilirkişi raporunun krokisinin nereyi kapsadığı açıkca gösterilmemiş, dava konusu taşınmazın mera parseli ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hava fotoğraflarıyla denetlenmeyerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı, bir harita mühendisi, bir ziraat bilirkişisi toplam üç kişilik bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin steoroskopik incelemesi sonucunda hava fotoğraflarındaki konumunun gösterilmesi, çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında ayırt edici unsurların olup olmadığı belirlenmesi, "Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/355 Esas, 1960/30 Karar sayılı dosya içerisinde yer alan Fen bilirkişi ... hazırladığı kroki" raporda nereyi kapsadığı açıkça belirtilip, dava konusu taşınmaz da aynı raporda gösterilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda ilk olarak çekişmeli taşınmazın davalı Belediyenin dayandığı ilamın kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Dava konusu taşınmazın Belediyenin dayandığı ilam kapsamında kaldığı belirlendiğinde, ilamın, taraf olanlar veya akdi veya ırsi halefleri yönünden kesin hüküm oluşturacağı, taraf olmayan kişiler yönünden ise güçlü delil niteliğinde olabileceği gözetilmelidir.

Öte yandan dava konusu taşınmazın niteliği itibarıyla mera olup olmadığı, meradan açma olup olmadığı hususları -hava fotoğraflarından da yararlanmak suretiyle- yöntemince araştırılmalı, yine davacının murisine ait 1937 tarih ve 184 tahrir nolu vergi kaydı da usulüne uygun olarak keşifte uygulanmalıdır. Tüm hususlar araştırılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.