Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... çekişmeli 105 ada 18 parsel, 121 ada 117 parsel, 122 ada 1,5,7 parsel, 124 ada 312 parsel, 126 ada 136,273,274,276,278,385,405,429,430,486 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tespit maliki davalılardan ..., katıldığı 01.05.2007 tarihli celsede taşınmazların dedeleri ... 'dan intikal ettiğini, taksim edilmediğini, taşınmazlarda miras hisseleri oranında davacılara hisse verilmesine itirazı olmadığını beyan etmiş ve beyanını imzası ile tastik etmiştir. Davalı ...'nın bu beyanı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 308 vd. maddeleri uyarınca davayı kabul anlamına gelmekte olup ancak irade sakatlığı hallerinden birinin varlığının ispatı halinde kabul beyanından dönmek mümkündür. Ne var ki, davalı ... ölümüne kadarki olan yargılama sürecinde böyle bir savunma ileri sürmemiştir. Davalı ...'nın geçerli olan kabul beyanına itibar edilerek, taşınmazlardaki ...'in payının, tarafların müşterek miras bırakanı ... 'dan davacının murisi ...'a intikal eden pay oranında iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar vermek gerektiği " gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'nın geçerli olan kabul beyanına itibar edilerek, taşınmazlardaki ...'in payının, tarafların müşterek miras bırakanı ... 'dan davacının murisi ...'a intikal eden pay oranında iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında "davalı ...'nın geçerli olan kabul beyanına itibar edilerek, taşınmazlardaki ...'in payının, tarafların müşterek miras bırakanı ... 'dan davacının murisi ...'a intikal eden pay oranında iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gereğini değinilmişken mahkemece verilen kararda ... da kök muris ... 'nın mirasçısı olmasına rağmen taşınmazlardaki tüm payı davacıların murisi ... mirascıları adına tesciline karar verip, davalı ...'in her hangi bir payı kalmamıştır. Oysa ki taşınmazlardaki ...'in payının, tarafların müşterek miras bırakanı ... 'dan davacının murisi ...'a intikal eden pay oranında iptali ile ... mirasçıları adına tesciline, geri kalan payın ise ...'nın üzerinde kalması gerekirken, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, bozma ilamı yanlış değerledirilerek karar verildiği anlaşıldığından davalı ...'nin temyiz dilekçesinin kabulü ile kararın bozulmasını karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.