Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli 2016/92 Esas 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Sanığın suç işleme kastı olmadığına, kabulü halinde ise suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın mağdure ile aralarında hizmet ilişkisi bulunduğuna ve nitelikli halin uygulanmadığına ilişkindir.
Olayın intikal şekli, kolluk tutanakları, katılan beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihinde katılanın omzuna kolunu atıp yanağından öpmeden ibaret eyleminin mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun'un 102/1,2 cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu nazara alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve katılanın sanığın iş yerinde çalıştığının tespit edildiği, bu suretle aralarındaki hizmet ilişkisinin bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102/3-b maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.