İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1) Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2014/131 Esas, 2017/350 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/685 Esas, 2018/1815 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suç tarihinde çok sayıda ameliyat yapılmasının sanığın sorumluluğunu kaldırmayacağı, adli tıp kurumu raporunun belirsizliğe dayanarak hazırlandığı, sanığın cezalandırılmasının gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazı ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.