Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2013/54 Esas, 2013/99 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/432 Esas, 2013/1015 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 13.05.2014 tarihli ve 2014/4227 Esas ve 2014/5315 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırıldığı belirlenmiştir.

2. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/216 Esas, 2014/457 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kararın, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/8275 Esas, 2019/11061 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/425 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,168/2,52,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiin temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Suç tarihinde katılanın, Galatasaray Spor Klübünün maçlarına gitmek için kombine bilet satın almak istediği, katılanın internette araştırma yaparken ....com.tr adresinde kombine bilet satışı yapıldığına dair bir ilan gördüğü, ilanda belirtilen telefon numarasını aradığı, sanığın kendisini Ultra Aslan Bursa Şubesi Başkanı ... olduğunu söyleyip kendisinde kombine kart olduğunu ve 850,00 TL'ye satabileceğini söylemesi üzerine, katılanın, sanığın babası olan diğer sanık ...'ın kredi kartı hesabına 850,00 TL para yatırdığı ancak sanığın katılana kombine kartını göndermediği, bu şekilde basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1. Sanığın anılan internet sitesinde ilan vererek katılandan menfaat temin ettiğine ve bilişim sistemi olan interneti araç olarak kullandığına göre, sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

2. Sanık adına kayıtlı olduğu belirtilen 0532 100 ... numaralı telefon hattı ile ilgili abonelik belgelerin getirtilerek hattı sanık ...'ın çıkartıp çıkartmadığının ve fiili kullanıcının kim olduğunun tespiti, sanığın savunmasında belirttiği ... isimli kişinin araştırılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesine göre çekinme hakkı da hatırlatıldıktan sonra tanık sıfatıyla beyanının alınması ve sözleşme aslının kendisine gösterilerek hattı kendisinin çıkartıp çıkartmadığının açıklattırılması, inkarı halinde gerekirse bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sanığın 15.11.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu bilirkişi raporununda dosya içerisine alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmemesi gerektiği halde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/425 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiin temyiz istekler yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.