İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sultanbeyli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.04.2012 tarihli ve 2011/1084 Esas, 2012/554 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 29,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 30.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 28.11.2014 tarihinde Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarih, 2018/621 Esas ve 2018/919 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilerek, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 29,62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın Sultanbeyli de faaliyet gösteren ... Cafe isimli işletmenin sahibi olduğu, Sultanbeyli Zabıta Müdürlüğünde görevli şikâyetçinin işyerini denetlemesi ve idari yaptırım uygulaması nedeni ile sanığın Kaymakamlığa, Büyükşehir Belediye Başkanlığına; Bakanlığa, Sultanbeyli Belediye Başkanlığına göndermiş olduğu dilekçelerde şikâyetçiyi kastederek "...kendilerine rant çıkarmak isteyen saygısız ve kültürsüz bir komserin yapmış olduğuna karşıyım..." şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, şikâyetçiye yönelik olarak dilekçelerinde söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın ..., şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de,
a. 5271 sayılı Kanun'un 231/11 inci maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümde sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karşın, açıklanan hükümde 3.020,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi
b. Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen adı geçen Kanun'un 29 uncu maddesi ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname'de yer alan görüşe bu sebeplerle iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.