Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, CGK.'nın 2017/17-969 E., 2019/274 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde ve aynı maddenin ikinci fıkrası da dikkate alındığında indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre ise; TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 168. maddesi uyarınca 5/12 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 2 yıl 11 ay yerine, 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.