Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 7354 parsel (eski 3942 ve 3943 parsel) sayılı arsa niteliğinde taşınmazda bulunan kat irtifakına tabi binada 12 nolu çatılı dairenin maliki olduğunu, davalının uzun zamandan beri vekil edenine ait taşınmaza haksız müdahalede bulunmuş olduğunu, aynı yerde bulunan 14 nolu daireyi de usülsüz olarak kendi adına tescil ettirdiğini, bu usulsüz tescil nedeniyle İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/251 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil talepli dava açılmış olduğunu ve iş bu davaya ilişkin haklarının saklı olduğunu açıklayarak müvekkilinin maliki olduğu 7354 parselde kayıtlı arsa niteliğinde taşınmaz üzerindeki kat irtifakı kurulu binanın 12 nolu çatılı daireye davalı tarafından yapılan müdahalesinin men’ini, fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı olmak kaydı ile davalıya gönderilen ihtarname tarihinden dava tarihine kadar olan süreyi kapsamak üzere 6.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ye 6217 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'un 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.