Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle toplam 13.000,00 TL maddi tazminatın zarar tarihlerinden, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, maddi tazminat talebi bakımından 13.12.2019 tarihinde ek karar ile davacı vekilinin itiraz talebinin reddine karar verilmiş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/59 D. İş sayılı kararı ile CMK'nın 271. maddesi gereğince davacı vekilinin itiraz başvurusunun reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız yere tutuklu kaldığını, tutuklama öncesi memur olup ihraç edildiğini, sonradan görevine döndüğünü, hakkaniyete aykırı karar verildiğini, manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/40 Esas, 2018/28 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.03.2017 - 12.10.2017 tarihleri arasında 211 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatına karar verildiği, kararın 02.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının 29.04.2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği,12.01.2018 tarihinde görevine iade edildiği, davacıya geçmişe dönük tüm mali haklarının iade edildiği, maddi kaybının bulunmadığı, mükerrer tazminat davası bulunmadığı, her ne kadar davacının, beraat ettiği ceza yargılamasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin tazmini talep edilmiş ise de; mahkememizce vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunu sunması için davacı vekiline kesin süre verilmesine rağmen serbest meslek makbuzunu sunmaması, davacı vekilinin serbest meslek makbuzu kesmediklerini beyan etmesi, ceza yargılamasını yapan Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin cevap yazısında davacının vekaletli müdafisinin bulunmadığının, zorunlu müdafinin bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle davacının talebini ispatlayamadığı anlaşıldığından vekalet ücretine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, ceza evindeki harcamaların ve banka kredi borcuna ilişkin taleplerin maddi tazminat kapsamına dahil edilememesi nedeniyle davacının bu taleplerinin reddine karar verilmiş, davacının gözaltında ve tutuklukta kaldığı toplam süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, duyduğu üzüntü ve elem dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.