Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanırken tekerrüre esas alınan Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 tarihli 2006/124 esas 2006/332 karar sayılı TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca verilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin kararın 03.10.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra anılan suçun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle yapılan uzlaşma işlemleri neticesinde uzlaşma sağlandığından Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ek kararıyla düşme kararı verildiği, bozma sonrasında ise sanık hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2011 tarihli ve 2011/322 Esas, 2011/620 Karar sayılı ilâmının Dairemizin 16.03.2016 tarihli ve 2014/28572 Esas, 2016/4775 Karar sayılı ilâmı ile bozulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün Dairemizin 02.12.2019 tarihli onama kararıyla kesinleştiği belirlenerek;
Sanık hakkında bozma sonrasında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Diyarbakır 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2011 tarihli ve 2011/322 Esas, 2011/620 Karar sayılı ilâmın suç tarihinde kesinleşmediği ve bu haliyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak; sanığın adlî sicil kaydında bulunan Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2008 tarihli 2006/165 Esas, 2008/193 Karar sayılı 16.01.2014 tarihinde temyizde düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35/1. maddeleri kapsamında verilen 2 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2008 tarihli 2006/165 Esas, 2008/193 Karar sayılı nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının mükerrirliğe esas alınmasına, ancak karşı temyiz bulunmaması nedeni ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 tarihli ve 2006/124 Esas, 2006/332 Karar sayılı ilâmına konu basit hırsızlık suçundan verilen 1 yıl hapis cezası esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.