Davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, bu kez davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışmaları sırasında, İzmit ilçesi ... Camii Köyü, 155 ada 11 parsel sayılı 2.178,87 m2 ve 155 ada 14 parsel sayılı 4.702,59 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tarla niteliği ile ..., ... ve ... adlarına, 155 ada 15 parsel sayılı 12.826,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, çalılık niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazlara satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetiliğine dayanarak dava açmış; birleşen dosya davacısı ..., dava konusu taşınmazlardan 155 ada 15 parsel sayılı taşınmaza kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Orman İdaresinin, 155 ada 11 ve 14 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde olduğu iddiasıyla, ... Köyü Tüzel Kişiliği ise, 155 ada 11,14 ve 15 parsellerin mera niteliğinde olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.

Mahkemece aralarında fiilî ve hukukî irtibat bulunan dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, müdahil Orman İdaresi davasının kabulü ile 155 ada 11,14 ve 15 parsellerin nitelik ve malik hanelerindeki kayıtların iptaline, taşınmazların niteliklerinin orman ve malikinin Hazine yazılması suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ..., birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.03.2013 tarihli ve 2012/13317 Esas, 2013/3421 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "Çekişmeli ve komşu parsellere uygulanan 1937 tarihli ve 598 tahrir nolu vergi kaydının doğusunun yol olduğu ve yolun 155 ada 13 ve 20 parsellerin doğusunda fiilen mevcut olan yol olduğu, batısında okunan ... ...'in 599 vergi nolu vergi kaydında belirtilen ve 155 ada 10 parselin maliki ... ... olduğu, kuzeyindeki yolun 155 ada 11 ve 14 parsellerin kuzeyinde bulunan zemindeki mevcut yol olduğu, güneyde okunan çalılığın ise 155 ada 111 parseldeki çalılık olduğu, bu bağlamda 1937 tarih ve 598 nolu vergi kaydının sınırları itibariyle 155 ada 11,12,13,14 ve 15 parselleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterdikleri Fen ve Orman BK Heyeti tarafından taşınmazın öncesinin eski hava fotoğrafları ve memleket haritalarında açık alanda gözüktüğünün belirlenmesi ve bu belirleme yapılırken çekişmeli 11,14 ve 15 parselin 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki orman sayılmayan yerlerden olduğuna dair denetime elverişli rapor karşısında Yargıtay 20 nci Hukuk Dairesinin bozma ilamında işaret ettiği gibi komşu taşınmazların dava konusu yönünü ne şekilde okuduğuna ve vergi kayıtlarının mahalline uygulanarak, çekişmeli taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne amaçla kullanıldığına ilişkin alınan beyanlara göre davacı ... ve ...'ın 15 parselde herhangi bir kullanımı olmadığı, 11 ve 14 parsellerin kadastro tespitinde adlarına tespit gören Demir soy isimli kişiler tarafından kullanıldığı ve taşınmazlarda uzun yıllardır tarımsal amaçlı herhangi bir faaliyetin olmadığı anlaşılmış ise de taşınmazlardan 11 ve 14 parselin ormanla ilgisinin olmaması karşısında Orman İdaresinin 11 ve 14 parsellere yönelik davalarının reddine, 11 ve 14 parselde davacı gerçek kişilerin zilyetliklerinin olduğuna dair tek bir beyan olmaması karşısında ...'nın, 15 parselin her ne kadar mahkememizin 2002/116 Esas dosyasında orman olarak hükmen tesciline yönelik hüküm kurulmuş ise de o davada görülmekte olan davanın davacı ...'ın taraf olmaması sebebiyle somut davada yapılan inceleme de ...'ın 15 parselde zilyet olmaması ve yörede tanıyan dahi olmadığının anlaşılmasına göre ...'ın 15 parsele yönelik davasının reddine, ... tarafından çekişmeli taşınmazlarda fiili kullanımı ve zilyetliğinin bulunmamasına ve 1996 yılında yapılan satış geçerli kabul edilse bile taşınmazın kullanıcı olmayan ve lehine tespit görmeyen ... tarafından yapılan satışın geçerli olmayacağı, aksi durumun kabulü halinde dahi kadastro tespiti öncesi taşınır hükümlerine tabi taşınmazlarda ...'nın fiili kullanımının ve zilyetliğinin olmaması, satışın taşınmazın tek başına tespit maliki tarafından yapılmaması durumları da gözetildiğinde ...'nın davasının reddine, taşınmazların mera ile ilgisinin olmamasına göre ... Köy Tüzel Kişiliğinin- tüzel kişiliği sona erdiğinden- Başiskele Belediyesinin davasının reddine karar verilmesi gerekse de mahkememizce verilen ilk hükme karşı bu davacı tarafça temyiz yoluna gidilmediğinden talepleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına" gerekçesi ile "1-Davacı ...'nın Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Cami Köyü, 155 ada 11,14 ve 15 parsellere yönelik davasının reddine, 2-Davacı ...'ın Kocaeli ili Başiskele ilçesi ... Cami Köyü, 155 ada 15 parsele yönelik davasının reddine, 3-Orman İdaresinin Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Cami Köyü, 155 ada 11 ve 14 parsellere yönelik davasının reddine, 4-... Köy Tüzel Kişiliğinin- tüzel kişiliği sona ermekle- Başiskele Belediye Başkanlığı'nın Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Cami Köyü, 155 ada 11,14 ve 15 parsellere yönelik davaları hakkında mahkememizce verilen ilk hükme karşı temyiz yoluna gidilmediğinden ve ilk verilen karar bu davacı yönünden kesinleştiğinden talepleri hakkında Yeniden Karar Verilmesine Yer olmadığına, 5-Kocaeli ili Başiskele ilçesi ... Cami Köyü, 155 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden çalılık vasfının mahkememizin 2002/105 Esas ve 2012/2 Karar sayılı ilamı ile orman olarak düzeltilmesi sureti ile tespit gibi tapuya tesciline dair verilen hüküm ilgili dosyada kesinleştiğinden bu dosya yönünden taşınmazın vasfı açısından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kocaeli ili Başiskele ilçesi ... Cami Köyü, 155 ada 11 ve 14 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi gereğince yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30'er TL peşin harcın temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi