SUÇLAR: Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/827 Esas, 2016/637 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Katılan ...'e karşı kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2.Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir.

1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine ve hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

1.Mahkemece; sanığın, katılan ...'ü telefonla arayıp cezaevinde olan eşinin yetkilisi olduğu şirkete sattığı makineyi yurt dışına ihraç ettiğini, faturası olmadığı için bloke edilen parasını alamadığını, bu parayı almak için masraflar gerektiğini, bu masraflar için alacağı eşinin adına düşen miktarı ödemesi gerektiğini, parayı aldıktan sonra bir kısım parayı kendisine vereceğini söyleyip ...'ü kandırarak para göndermesini sağlayıp toplam 580,00 TL menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılmasına, bu eylemini gerçekleştirirken katılan ...'ın kişisel veri niteliğinde olan TC kimlik numarasını ele geçirip para göndermesini sağlamak için ...'e verip yaymak suretiyle kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, makbuz örnekleri, kurumların cevabi yazıları, kamera kayıtları, bilirkişi raporu, katılan ve tanık beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

A.Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

A.Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan ... vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.