Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; suça konu belgeyi düzenlemeyen müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Olay tarihinde tarafların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrasında düzenledikleri kaza tespit tutanağında, sanığın kendisi ile ilgili bölümü gerçeğe aykırı kimlik bilgileri ile düzenleyip, imzalayarak şikayetçiye verdiği iddiası ile kamu davası açıldığı, suça konu belgedeki sol alt kesime atılmış imza ile sağ alt kesimdeki sarı zemine yazılanlar dışındaki tüm yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu, şikayetçi beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
A. Tebliğname Yönünden
Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 19.03.2021 tarihli yazısı ekindeki izin belgesine göre, sanığın 12.02.2021 ilâ 31.03.2021 tarihleri arasında izinli olması nedeniyle, karar duruşmasının yapıldığı 17.03.2021 tarihinde sanığın ceza infaz kurumunda bulunmadığının anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/324 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.