İNCELENEN KARARIN;
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; müteveffa ...'e yönelik kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 133/1, 137/1-a, 53,63 maddeleri, müteveffa ...'e yönelik hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme suçundan TCK'nın 135/1, 137/1-a, 53,63 maddeleri, müteveffa ...'e yönelik nitelikli şekilde konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan TCK'nın 116/1, 119/1-c, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 maddeleri, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9,63 maddeleri uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I-Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı şekilde kişisel verileri kaydetme ve nitelikli şekilde konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından açılan davalara katılma hakkının bulunmadığı ve bu suçlar yönünden T.C. Cumhurbaşkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen kararın, hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği,
2-Sanık ve müdafiinin İlk Derece Mahkemesince kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hukuka aykırı şekilde kişisel verileri kaydetme ve nitelikli şekilde konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları yönünden verilen mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak temyiz isteminde bulundukları, ancak bu suçlardan verilen beş yıldan az hapis cezalarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla,
Bu suçlar yönünden katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri belirlenmekle, işin esasına geçildi;
II-Sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına ilişkin katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, temyiz davasının esastan reddiyle beraat kararının CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
III-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün beşinci bölümünün altıncı fıkrasından "Sanık hakkında TCK'nun 58/6 maddesindeki hüküm karşısında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının ihtaratına" ibarelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.