HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 05.10.2015,09.10.2015,02.12.2015,15.02.2016,07.03.2016 tarihli oturumların ve hükmün verildiği 25.04.2016 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Zincirleme suç hükümlerinin nasıl uygulanacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar ve 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas, 2016128 Karar sayılı kararında belirtilmiştir. Buna göre; "Bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veya nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır.
Dosya içeriğine göre, sanık ve suça sürüklenen çocuğun, 08.02.2015 tarihinde gündüz vakti marketten bir adet tableti çaldığı, devamında aynı gün gece vaktinden sayılan saat: 20.40 sıralarında tekrar aynı markete girip bir adet viski şişesini alıp çıktıkları esnada yakalanmaları şeklinde gerçekleşen olayda, ilk eylemlerinin TCK'nın 142/2-h. maddesi kapsamında kalan hırsızlık suçunu; ikinci eylemlerinin ise TCK'nın 142/2-h, 143., 35. maddeleri kapsamında kalan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetildiğinde; zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınacak suçun daha fazla cezayı gerektiren halinin, her bir suç ile ilgili ayrı ayrı uygulama yapılıp sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve buna göre tayin olunacak cezadan TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin tek bir suçu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Olaydan hemen sonra kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriğine göre, iş yeri görevlilerinin tamamlanmış suçtan bir adet tabletin çalındığını tespit etmeleri üzerine, kolluğun bir arama kararı olmaksızın sadece telefonla sanığa yönelik, suça konu tableti de yanında getirmesi yönündeki talebi üzerine sanığın kendiliğinden suça konu tableti teslim etmiş olması ve başkaca bir zararın kalmamış olması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 168/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de;
a- Sanık hakkında TCK’nın 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 6 yıl 10 ay 15 gün yerine, 5 yıl 22 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/2-h ve 143/1.maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu 5 yıl 6 ay yerine, 4 yıl 18 ay olarak belirlenmesi, devamında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 4 yıl 7 ay yerine, 3 yıl 9 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.