Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanıklar ... ile ... hakkında, katılan ... ve yakınan ...’a yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, yakınan ...’a yönelik yağma suçundan kurulan hüküm ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında, yakınan ... ile mağdur ...’a yönelik alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adlî sicil kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması ve sanıklar ..., ... ile ...'nın yakınan ... ve mağdur ...’a yönelik alacağı tahsil amacıyla tehdit suçunun mağdur ve yakınan sayısınca oluştuğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçların
sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

III- Sanık ... hakkında, yakınan ...’a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın tüm aşamalarda atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, yakınanın da sanığı teşhis edemediği dikkate alındığında, sanığın mesul müdürü olduğu iş yerinde olay sırasında bulunmasının tek başına diğer sanıkların yakınana yönelik yağma eylemine iştirak ettiğinin kanıtı olamayacağı gözetilmeyerek; sanık ...’ın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 16.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.