Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında dava türünün" Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" yerine "Tazminat" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/105 Esas – 2008/404 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan davacıya ait 35 BVK 05 plaka sayılı araca 17.02.2008 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacıya ait aracın sahibine iadesine karar verildiği, hükmün 27.09.2012 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işeyecek yasal faiz talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece CMK'nın 142/1. maddesi gereğince açılan tazminat davalarının esas hüküm veya kararın kesinleşmesinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde 1 yıl içerisinde açılması gerektiği, bu doğrultuda davacının 27.09.2012 tarihi itibariyle kesinleşen kararı hakkında 08.09.2015 tarihinde dava açması sebebiyle davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece dava açma süresinin geçtiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usule ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 07.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.