Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma sonrası yapılan yargılamada, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl hapis ve 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
Sanığın, oto pazarına araç satın almak için gelen katılanla, Peugeot marka bir aracın 27.000,00 Türk lirası bedelle satışı hususunda anlaşıp, aracın teslimini ve satış işlemlerini hafta içinde yapacağını söyleyerek aldattığı katılandan 09.06.2012 tarihinde 10.000,00 Türk lirası kapora bedeli almasına rağmen, aracın satış işlemlerini yapmayıp, katılana teslim etmediği gibi, haksız şekilde aldığı meblağı da iade etmediği iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılanın beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Gerekçeli karar başlığında 13.09.2012 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, sanığın, katılanı aldatıp, maddi menfaat temin ettiği 09.06.2012 tarihi olduğu ve ilk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarih ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, Ancak;
a. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/41 Esas, 2020/256 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerlerine "Bozma öncesi yapılan 3 adet tebligat gideri olmak üzere toplam 24,00 Türk lirası yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.