Dava ve birleştirilen dava dilekçesinde, ortak yere el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, bir kısım davalı vekilleri ise duruşmalı olarak temyiz etmişlerdir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma isteyen vekillerin eksik pul koyması nedeni ile duruşma istemleri reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince her kat maliki kendi bağımsız bölümü içinde anayapıya zarar vermeyecek ve bina statiğini olumsuz etkilemeyecek şekilde değişiklik yapabilir. Buna göre davalı ...'ün bağımsız bölümünün içindeki bölme duvarları kaldırarak bu yeri tek göz haline getirmesinin anayapıya zarar verip vermeyeceği, anayapının statiğine (sağlamlığına) olumsuz etkisi bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve bu konuda bilirkişi kurulundan rapor alınmadan sözkonusu değişikliklerin de eski hale getirilmesine karar verilmesi,
2-Davalı ...'ün adının karar başlığında gösterilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.