Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğüne kayıtlı olan ... adlı çocuğunun olmadığını bildirerek bu kaydın iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davacının 01.12.1978 doğumlu ... adlı oğlu olmadığı, bu kaydın 20.07.1979 doğumlu oğlu ...'in mükerrer kaydı olduğunu ileri sürerek iptali istenilmiş, mahkemece ...'ün hastane doğumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, hastane doğumlu olup, resmi bildirim üzerine 01.12.1978 doğumlu olarak ... ismiyle 23.06.1981 tarihinde nüfusa tescil edildikten sonra adı geçenin bir kez de 20.07.1979 doğum tarihi ile 27.07.1981 tarihinde beyana dayalı olarak ... ismiyle nüfusa tescil edildiği iddia edildiğine göre, nüfusta sağ görünen ancak öldüğü belirtilen Saime Gündüz'ün nüfus kaydı getirtilerek ölü olması halinde tüm mirasçılarının, sağ ise kendisinin davaya dahil edilip, kanıtlar toplanıp dava ispat edildiği takdirde (bu davaların kamu düzeni ile de yakından ilgili olduğu mahkeme hakiminin taleple bağlı olmaksızın doğru kayıt oluşturması gerektiği de dikkate alınarak) nüfusta kayıtlı ... ile ...'in aynı kişi olduklarının tespitine ve ...'in kaydındaki işlem gören tüm bilgilerin ...'in kaydına işlenmesine karar verilmesi gerekirken mükerrer bir kaydın olduğu gözardı edilerek yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.