Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel mahkemece sanık ... hakkında kurulan hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/11. Maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece kişiler arasındaki konuşmalarının dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 133/1, 43/2,62,53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında TCK'nın 133/1,62,53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklara atılı suçun şikâyete tabi olduğu mağdurlarında fikir ve eylem birliği içinde suç işledikleri iddia edilen sanık ... hakkında şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle TCK'nın 73/5. maddesi uyarınca sanık ... hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına, sanık ... hakkında verilen kararın itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle temyiz isteminin itiraz olarak kabul edilen itiraz merciince incelenmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; mağdurlar ... ve Necati'nin fikir ve eylem birlikteliğinde hareket ederek gizli ses kaydı yapan sanıklardan ... hakkında şikeyetçi olmadıkları, ... hakkında şikayetçi oldukları ancak iştirak halinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkında şikayetten vazgeçmenin diğer sanık hakkında da geçerli olacağına dair 5237 Sayılı TCK'nın 73/5. maddesi gereği kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme suçundan her iki sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in fikir ve eylem birliği içinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... ve yanlarında temyiz dışı kalan sanık ... olduğu ve arabada bulundukları sırada önceden kayıt fonksiyonu aktif hale getirdikleri kamera ile mağdurlar ... ve ...'in arabaya binmeleri üzerine aralarında geçen konuşma içeriklerini mağdurların rızası dışında kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

A) Sanık ... Hakkında Kurulan Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine İADESİNE,

B) Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınma suçunun TCK'nın 139/1. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdur ... ve ...'in sanığın hazır olmadığı 04.02.2016 tarihli duruşmada sanık ... ve... hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçtikleri, TCK'nın 73/5. Maddesindeki iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar şeklinde düzenleme uyarınca temyiz dışı kalan sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde mağdurlarla yaptıkları konuşmayı kaydettiği iddia ve kabul edilen sanığa mağdurların şikayetten vazgeçmeleri sorularak sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanığın temyiz dışı kalan diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde mağdurlarla yaptıkları konuşmayı kaydetmesine konu olayda; dosya arasında bulunan 09.06.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre sanıkların konuşmanın tarafı olması nedeniyle sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 133/2. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 133/1. Maddesi uyarınca sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,

5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 139/1. maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, mağdur ... yönünden soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nınn 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünde hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.