HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/343 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2021 tarihli, 15-2016/213485 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyizi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.
1. Şikâyetçinin Hollanda'da yaşadığı, tatil için Türkiye'ye geleceğinden tatil süresince araç kiralamak için internet üzerinden araştırdığında www.rentacarspeedy.com isimli siteyi incelediği, şirketin İzmir Adnan Menderes Havalimanında ofisinin olduğunu görünce internet sitesinde belirtilen 0 532 338 ... numaralı telefonu arayarak sanık ... ile görüştüğü, Toyota Marka aracı 1.450,00 TL bedel ile yirmi bir gün olarak kiralamak üzere anlaşmaları üzerine 02.07.2015 tarihinde Nordea Bankasından 1.450,00 TL karşılığı olan 3725 Danimarka Kronunu kendisine bildirilen hesaba gönderdiği, devamında görüştüklerinde sanığın paranın hesaba geçmediğinin söylenmesi üzerine İzmir'de ikamet eden abisi ...'in sanık ... hesabına 1.450,00 TL'yi 08.07.2015 tarihinde yatırdığı, 14.07.2015 tarihinde İzmir Adnan Menderes havalimanına geldiğinde kiralama şirketinden kimseyi bulamadığı, daha önce iletişim kurduğu 0 532 338 ... numaralı telefonu aradığında da kimseye ulaşamadığı böylece sanıkların şikâyetçinin kendisine itimat etmesini sağlayarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde üzerine atılı suçu işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Her iki sanığın ifadelerinde ve internet sitesinde de belirtilen adrese görevli polis memurları tarafından gidilerek yapılan araştırmada ... Gaziemir/İZMİR adresinde ... Rent A Car isimli bir firamanın bir süre bu adreste faaliyet gösterdikten sonra uzun süre önce kapandığı, adreste bu isimde herhangi bir işyeri bulunmadığının belirlendiği, gerçekte faaliyette bulunmayan ancak resmi evraklar ile faaliyetine devam ediyormuş gibi gösterilen vergi levhası, Oda Kayıt Belgesi, Esnaf ve Sanatkar Sicil Tasdiknamesi bulunan ... Rent A Car isimli firmanın sahibi olan sanık ...'in kendisine ait hesapları sanık ...'nın kullanmasına izin verdiği, sanıkların gerçekte faaliyette olmayan ... Rent A Car isimli firmanın internet sitesi üzerinden kiralık araç ilanları verip, araç kiralama bedelini tahsil ettikleri, somut olayda da yine aynı internet sitesi üzerinden kiralık araç bulunduğu şeklinde ilan verdikleri, oysa ellerinde kiraya verecekleri herhangi bir aracın bulunmadığı, bu ilanı gören şikâyetçinin sanıklarla ilanda belirtilen telefon numarası üzerinden iletişim kurduğu, sanığın hem şikâyetçiden hem de şikâyetçinin abisinden kiralama ücreti aldığı ve sanıkların verdiği hesap numarasına şikâyetçinin toplamda 2.900,00 TL yatırdığı, ancak sanıkların vaadettikleri aracı şikâyetçiye göndermedikleri, sanıkların şikâyetçiden farklı tarihlerde para aldığının tespit edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü birden fazla kez ihlal eden sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri de gözetilerek hüküm kurulması gerekirken mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bozmayı gerektirmiştir.
B. Sanık ... Kurulan Hüküm Yönünden
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneklerine göre sanığın 29.12.2016 tarihinde öldüğünün belirlenmesi karşısında; bu husus araştırılarak, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümü (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/343 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin (sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeksizin), 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.