HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Tarafından Verilen Hükümler
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şikâyetçi ... ... S.'ye yönelik 08.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 09.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Hüküm
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri, sanığın ceza infaz kurumunda sigortasız çalıştırıldığına, psikolojik baskı ve ayrımcılığa uğradığına, tutanak düzenleyicilerin sanık ile bu sebeplerden husumetli olmaları sebebiyle tarafsız olamayacaklarına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi kanaatte ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, ayrı ayrı cezalandırma yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Başka suçtan hükümlü olan sanığın 08.07.2015 tarihinde ceza infaz kurumuna girişi sırasında üst araması yapılacağını duyması üzerine "a... korum böyle işin" dediği, infaz koruma memuru şikâyetçi ... ... S. tarafından uyarılıp ayrıntılı arama için başmemurluk birimine götürüldüğü, burada üzerindeki kıyafetleri ve iç çamaşırını çıkararak "alın lan" demek suretiyle arama yapacak olan şikâyetçi ... ... S.'ye hakaret ettiği; 09.07.2015 tarihinde yapılan sayım sırasında ise sayım alanında bulunan hükümlülere karşı cezaevinde görevli katılan ve şikâyetçiler olan idare memuru, baş infaz koruma memuru ve infaz koruma memurlarını kast ederek "g...ler, i...ler" demek suretiyle hakaret ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesinin kararında esasa ilişkin herhangi bir yasaya aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Olay tutanakları, birbirleri ile uyumlu katılan ve şikâyetçi beyanları ile bilgi sahiplerinin anlatımları doğrultusunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
1. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında hakaret suçu yönünden şikâyetçi ve katılanların isim ve kimlik bilgilerinin gösterilmemesi ve "08.07.2015 - 09.07.2015" olan suç tarihlerinin "08.07.2015" olarak eksik gösterilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, ceza infaz kurumunun aleni yerlerden olmadığı gözetilmeksizin, kurum içerisinde ve sayım alanında başkaca kişiler huzurunda eylemi gerçekleştirmesi şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.