İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan TCK'nın 134/2 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince "verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA; sanığın yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle hakkında açılan kamu davasından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE," dair karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma ile sanığın mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine dair hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 25952/18 numaralı Deliktaş/Türkiye kararında da vurgulandığı üzere, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.