Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin istinaf isteminin davalı Hazine vekili yönünden esastan reddine, davacı yönünden kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun davalı Hazine yönünden esastan reddine, davacı yönünden kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce verilen hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu Sakarya İli, Erenler İlçesi, Küçükesence Köyü, 1081 parsel sayılı 15.750 m² yüzölçümlü, arazi vasıflı taşınmazın Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/472 Esas – 2013/357 Karar sayılı ilamı ile tamamının orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 31.10.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin TMK'nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun davacı bakımından kısmen kabulü ile değerlendirme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yönünden hükmün düzeltilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-) Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-) Davalı Hazine'nin harçtan muaf olduğu belirtildiği halde, yargılama giderleri arasında aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2018/340 Esas - 2018/707 Karar sayılı ilamının;
a-) Hüküm fıkrasına ayrı bir bendi olarak (Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına,) cümlesinin yazılmasına,
b-) Hüküm fıkrasının harca ilişkin 6’ncı paragrafının tümüyle hükümden çıkartılmasına, yerine (Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 119,55 TL peşin harç ile 2.638,12 TL ıslah harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,) cümlesinin yazılmasına,
c-) Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 8’inci paragrafında yer alan (Başvurma harcı 29,20 TL, Peşin Harç 119,55 TL ve Islah Harcı 2.638,12 TL olmak üzere toplam 3.744,77 TL) ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine (olmak üzere toplam 957,90 TL) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 07/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.