Davacı, ... kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

31.07.2007 tarihinde geçirdiği ... kazasında yaralanarak sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerini ilişkindir.
Mahkemece, tefhim edilen kısa kararda hükmün taşıması gereken unsurlar açıkça belirtilmeden, "davanın kısmen kabulüne" biçiminde karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Mahkemece yukarıdaki olgular dikkate alınmaksızın ve tefhim edilen kısa kararın hüküm fıkrasının açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olmayıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.