Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında adli para cezasına hükmolunmasına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanığın duruşma isteminin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği REDDİNE ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 01.12.2015 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.