Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'un diğer sanık ...'a para temin etmek için onunla birlikte kardeşi olan katılan ...'u .... Şubesi ile Salihli .... Şubesi’ne götürerek sağır dilsiz ve algılama yeteneğinin gelişmemesinden de faydalanıp her iki bankadan 10'ar bin TL. kredi sözleşmesi imzalatıp parayı çekerek sanık ...'a verdiği, her iki sanığın da katılan ...'ın sağır, dilsiz ve okuma yazma bilmediği konusuna vakıf oldukları, ......bankasından çekilen kredinin katılan ...'un maaşından kesildiği diğer kredi borçlarının ise bir kısmının katılan ... adına ....’a ödendiği ancak 07.02.2011 tarihinden sonraki taksitlerin ödenmediği bu suretle her iki sanığın birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda, sanıklar ile katılan beyanları ve dosya kapsamına göre; kredilerin gecikmeli olsa da sanıklar tarafından ödenmiş olduğu, sanıkların katılan ...’ın algılama yeteneğinin zayıflığından yaralanmak kastı ile hareket ettiklerine dair mahkumiyete yeterli delil elde edilmediği anlaşılmakla, taraflar arasındaki ihtilaf hukuki mahiyet arzettiğinden, mahkemenin aynı gerekçeye dayanan kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin atılı suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.