Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan için bankadan kendi adıyla kredi çektiği, sanığın kredi taksitlerinin ikisini katılana ödemesine rağmen geri kalan parayı ödemediği, daha sonra borcuna karşılık olarak, katılanın alacaklı olduğu bir senet vermek yerine katılanın borçlu olarak yer aldığı bir senedi katılana verdiği, kredi parasını da ödemediği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanın okuma yazma bilen bir kişi olduğu, kendi rızasıyla katılana kredi çekmeyi teklif ettiği, kendisinin borçlu olduğu senedi de okuyarak imzaladığı, ortada herhangi bir hilenin bulunmadığı, taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemlerin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.