Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay günü tanık Uğur'un şoförlüğünü yaptığı Ankara Büyükşehir Belediyesi Ego Genel Müdürlüğüne ait otobüse bindiği ve üzerinde sanığın fotoğrafı olan .... adına düzenlenmiş emekli sandığı Gazi Eşi Ücretsiz Seyahat Kartını gösterdiği, otobüs şoförünün durumdan şüphelendiği ve sanıktan başka bir kimlik göstermesini istediği ancak sanık tarafından herhangi bir kimlik ibraz edilmediği ve sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda; mahkeme heyeti tarafından bahse konu kimliğin duruşmada yapılan incelemesinde, karttaki tahrifatın ilk bakışta anlaşıldığının dolayısıyla aldatma kabiliyetinin bulunmadığının belirtildiği, aldatma kabiliyeti bulunmayan kimliğin sanık tarafından ibrazı sonrasında şoförün yaptığı basit bir kontrolle bu tahrifatı tespit ettiği ve sanığın bu denetimi ortadan kaldıracak bir davranışının bulunmadığı, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle sanık hakkında atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.