Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, aynı dava kapsamında inceleme dışı tutulan olayın mağduru ... ile birlikte 19.11.2012 tarihinde evden kaçmasının akabinde inceleme dışı olan sanık ... ve mağdur ... ile birlikte gidip inceleme dışı sanık ...'a ait sera olarak belirtilen yerde bulunan evinde kaldıkları ve fakat eşyalarını bıraktıkları sanık ...'un evinde kolluk güçlerince arama yapıldığını öğrenmelerine müteakip vukuu bulan olaylar kapsamında sanık yönünden, katılan mağdureyi kullandığı araç ile ıssız bir yere götürdüğü, aracın kapılarını kilitlediği, mağdurenin koltuğu arkaya yatırmış bir halde iken mağdurenin üzerine yaslandığı, zorla dudaklarını, boynunu öptüğü, ağzını kapattığı, giysisini açıp göğsünü öptüğü ve okşadığı, cinsel organını mağdurenin kıyafetinin üzerinden mağdurenin cinsel organına sürttüğü, bakire olup olmadığını sorduğu, mağdurenin bakire olduğunu söylemesi üzerine "Bakire olduğun için seninle ilişkiye girmeyeceğim a... koyduğumun kızı korkma yapmayacağım ağlama” dediği, mağdurenin yalvarması üzerine de Karaçulha halinin oraya bırakmak sureti ile çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetten yoksun kılma, evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-b, 109/2, 109/3-f, 109/5, 234/3,125/1 ve aynı Kanun'un 53/1-2,58,63. maddeleri uyarınca açılan ancak görevsizlik kararı verilerek gönderilen kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 103/1-b, 62/1,53,58,63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğu zorla alıkoyma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından fikri içtima hükümleri nazara alınarak ağır cezayı gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,3-f, 5,62/1,53,58,63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62/1,53,58,63. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçlardan mahkûmiyete yeterli mağdurenin soyut beyanı dışında aleyhe başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine, lehe hükümlerde tatbik edilmeden tecziyesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan verilen Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125/1. uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.01.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2013/326 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2013/326 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.