Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından, sanık ... hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına karar verilirken, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı kararda gösterilmemişse de, Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1431-2013/18 sayılı kararında da belirtildiği gibi bunun infazda gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit” olarak alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Diğer sanıklar ... ve ...'in Uludere'de hırsızlık suçu işleyeceklerini sanık ...'a söyledikleri, suç işleme konusunda anlaştıkları, fikir ve eylem birliği içinde atılı suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında; hakkında TCK'nın 37. maddesi yerine TCK'nın 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,

2-Hırsızlık suçundan, erteli hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına; anılan maddenin 3. fıkrası gereğince, cezası ertelendiği için kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise maddenin 1 ve 2. fıkralarının uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit” olarak alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

5271 sayılı CMK'nın 231/6. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşulları arandığından, sanığın adli sicil kaydındaki tek mahkumiyetinin ...Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2004 tarihinde kesinleşen 37-129 sayılı kararı olduğu, TCK'nın 491/ilk, 62,522,647/4. maddeleri uyarınca 462 TL Adli Para Cezasına mahkum edildiği, 8 sabıkasının silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği saptanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kasıtlı suçtan mahkum edildiği gerekçesiyle, hakkında anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.