Mağdurenin kayden 06.08.1999 doğumlu olduğu, on beş yaşını ikmalinden sonra temyiz aşamasında 27.12.2019 tarihli dilekçesiyle sanıklara ilişkin şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin bir kısım temyiz taleplerinin reddine dair 17.02.2017 tarihli ek kararı dikkate alınarak temyiz incelemesinin sanık ... müdafiinin temyiz istemi ve sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2016 tarihli ve 2014/327 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde olay günü on dört yaşında olan mağdurenin sanıklar Kemal, Yasin ve suça sürüklenen çocuk (SSÇ) Reşit ile karşılaştığı, SSÇ Reşit'in mağdure ...'ya kiraladıkları araba ile gezmeyi teklif ettiği ancak mağdurenin eve gideceğini beyanla teklifi reddettiği, akabinde SSÇ’nin kendisini eve götürebileceklerini söylemesi üzerine mağdurenin, sanıklar ve SSÇ’nin içerisinde bulunduğu araca bindiği, ancak sanık ...’in kullandığı aracın mağdurenin evine doğru gitmemesi üzerine mağdurenin inmek istediği, ancak sanıklar ve SSÇ’nin mağdureyi araçtan indirmeyerek yola devam ettikleri, araç içerisinde giderlerken SSÇ, mağdureden cep telefonunu istediği, başta telefonunu vermek istemeyen mağdurenin, SSÇ’nin ısrası üzerine telefonunu bakması için SSÇ’ye verdiği, telefonu cebine koyan SSÇ’nin mağdurenin ısrarına rağmen telefonu iade etmediği ve ardından telefonu sanık ...'e verdiği, bir müddet sonra Kendirli mevkiinde sanık ...'ın aracı durdurup direksiyondan inerek aracın arka koltuğuna geçip mağdurenin yanına oturduğu, bu aşamada aracın direksiyonuna sanık ...'in geçtiği, SSÇ’nin ise Yasin'in yanına oturduğu ve yola devam ettikleri, yolda devam ederken sanık ...'in, mağdure ...'yı dudaklarından öptüğü, aracı Derepazarı sahilinde durdurduktan sonda SSÇ ve sanık ...’in araçtan indiği ve sanık ...'ın araç içerisinde mağdurenin iç tişörtünü çıkartıp göğüslerini ellediği ve dudaklarından öpmeye devam ettiği, sanık ...'in cinsel istismar eylemini bu şekilde tamamladıktan sonra yeniden aracın direksiyonuna geçtiği ve Rize istikametine hareket ettikleri, sanık ...'in bu sırada arka koltukta mağdure ...'nın yanına oturduğu, sanık ...'ın bu sırada kaza yaparak yol kenarındaki bariyerlere çarptığı, sanıklar ve SSÇ’nin ne yapacaklarını konuştukları sırada sanık ...'in mağdurenin telefonunu satıp araçtaki hasarı karşılayabileceklerini söylediği, mağdurenin karşı çıkıp telefonunu istemesi üzerine sanık ...'in mağdureye "Seni bir kere arkadan s...yim telefonunu o zaman veririm" dediği, mağdurenin ise kabul etmediği, akabinde mağdureyi Rize Merkez'deki sahil camiinde indirdikleri ancak mağdureyi indirirken sanık ...'in mağdureyi anlık bir hareketle yanağından öptüğü şeklinde kabulü ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103/1,c1,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,3-b-f, 5,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,3-b-f, 5,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına dair verilen kararların sanıklar müdafileri ve katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.12.2017 tarihli ve 2016/320 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurenin olaydan hemen sonra şikâyetçi olmaması, araca kendi isteği ile binmesi nazara alındığında hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, sanığın mağdureye cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlendiğine dair delil bulunmadığına yönelik olduğu görülmüştür.

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin zorla arabaya bindirildiğine dair delil bulunmadığına, olaydan bir kaç gün sonra şikâyette bulunduğuna, mağdurenin beyanlarının soyut olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan mağdurenin kayden 06.08.1999 doğumlu olduğu, on beş yaşını ikmalinden sonra temyiz aşamasında 27.12.2019 tarihli dilekçesiyle sanıklara ilişkin şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.12.2017 tarihli ve 2016/320 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.