İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 2021/16892 Esas sayılı dosyasıyla bağlantılı bulunduğu anlaşılmakla birlikte yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bağlantılı dosya sanığı ..........., ile birlikte işledikleri silah ticareti suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli kararı ile bağlantılı dosya sanığı ...'un beraatine, sanığın silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun manevi unsurunun bulunmadığına, sanığın kolluk ifadesinin usule aykırı alındığına, sanığın maddi çıkar sağlama düşüncesiyle hareket ettiğine yönelik delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin koşulları bulunmadığına ilişkindir.
Sanığın annesi olan ...in kolluğa müracaat ederek, sanık ... ile birlikte ikamet ettikleri evin bahçesinde aracın altına gizlenmiş karton içindeki siyah poşetlerde silahlar bulunduğunu bildirmesi üzerine, kolluk görevlilerince eve gelindiği ve sanığın 15 adet tabancayı polise teslim ettiği, alınan kriminal rapora göre silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, sanığın silahları saklaması için kendisine diğer sanık ...'un verdiğini söylediği, ele geçirilen silah miktarı ve dosya kapsamına göre sanıkların silahları satmak amacıyla bulundurdukları ve bu şekilde atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... mahkememiz huzurunda vermiş olduğu savunmasında, silahların diğer sanık ...'a ait olduğunu, olay tarihinde ...'in kendisine kutu bıraktığını kutunun içinde silah olduğunu bilmediğini belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın soruşturma aşamasında müdafisi huzurunda kutunun içinde silah olduğunu bildiği yönündeki beyanı ve olayın ortaya çıkış şekli gözetildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bağlantılı dosya sanığı ... hakkında sanık ...'in beyanı dışında cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Beraat eden sanık ... hakkında ise önce incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilmiş, duruşmalı yapılan inceleme sonucu ise sanık ...'un da silah ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2018 tarihli iddianamesi ile açılan davada, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararı ile sanıklardan ...'in silah ticareti suçundan mahkumiyetine, sanık ...'un ise beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilirken aynı kararda sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, duruşma açılmasına karar verildiği ve ayrı dosyada duruşmalı yapılan inceleme sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile sanık ...'un da silah ticareti suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan uyuşmazlıklar için Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ... hakkında yapılan incelemenin de duruşma açılarak yapılması suretiyle her iki sanık hakkında aynı yargılamada savunmalar birlikte alınıp, tanıklar birlikte dinlenerek, tüm delil ve beyanlar birlikte değerlendirilip, dava konusu suçun vasfı da gözetilerek yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı inceleme yapılarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/421 Esas, 2019/4388 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.
...