HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü.

I. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1852, 2013/334,2013/338, 2013/374,2014/227, 2014/228,2015/98 Karar sayılı kararlarında da ifade edildiği gibi; ''Sabit bir noktaya bağlı olmaksızın açık alanda park halinde bırakılan motosikletlerin çalınması eyleminin açıktan basit hırsızlık suçunu oluşturduğu 2011 yılına kadar sürdürülen yargısal uygulamalarda kabul edilegelmiş ise de; kullanımları ancak sokaklar ve caddeler gibi açık alanlarda olan sayıları gün geçtikçe de çoğalan, her zaman ve özellikle gün içinde otopark ya da bina içlerine park edilmeleri mümkün olamayan, cadde kenarlarına tedbir alınmaksızın park edilmeleri zorunluluk haline gelmiş bulunan motosikletlerin kullanım gereği açıkta bırakılmalarının kaçınılmaz olduğunun, buna göre de hırsızlık konusu olduklarında 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde düzenlenen nitelikli halin oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 1411-1852 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, 5237 sayılı TCK'nun 142. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde hırsızlık suçunun; "herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında" işlenmesi de nitelikli bir hal olarak düzenlenmiştir.
Sabit bir noktaya kilitlenerek bağlanan motosikletlerin suç konusu olması halinde, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olduklarından, dolayısıyla adet ya da kullanım gereği açıkta bırakılma hali sözkonusu olmayacağından, TCK'nın 142. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen, "kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında" hırsızlık suçuna ilişkin nitelikli hâlin gerçekleşeceği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sabit bir noktaya bağlı olmaksızın açık bir alana direksiyonu kilitlenmiş ya da tekerleğin dönmesini engelleyen disk, zincir ya da kilit takılmış halde bırakılan motosikletlerin suç konusu olması durumunda ise, kilidine müdahale edilmeden ve kilit etkisiz hale getirilmeden de sürüklenerek ya da taşınarak götürülmeleri mümkün olduğundan, 142. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun değil, aynı fıkranın (e) bendindeki kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkındaki hırsızlık suçunun oluşacağı kabul edilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sabit bir noktaya bağlı olmaksızın bina önündeki açık alana parkedilen suç konusu motosikletin çalınması şeklindeki eylemin, kullanım gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanığın TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme hükmünün, Özel Dairece eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağından bahisle bozulmasına karar verilmesi yerindedir. '' şeklindeki kararda belirtilen hususlar, istikrar bulmuş uygulamalardır.
Her ne şekilde olursa olsun bina ve eklentilerinin içinde bulunan motosikletler de her halde suç tarihine göre TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut olayda, katılanın kollukta alınan beyanında, motosikleti evinin bulunduğu sitenin önüne, direksiyon kilidi ile park ettiğini belirtmesi, mahkeme huzurunda ise, oturduğu apartmanın karşısında bulunan bir yere direksiyon kilidinden kilitleyerek bıraktığını, herhangi bir sabit noktaya kilitlemediğini, kaldırımdan 1 metre yükseğe, herkesin geçemeyeceği karşı binanın ön tarafına bıraktığını beyan etmesi ve dosyada mevcut olay yeri basit krokisinden de motosikletin bırakıldığı yerin binanın eklentisi olup olmadığının anlaşılamaması karşısında; suça konu motosikletin çalındığı yerin binanın eklentisi olup olmadığı, gerekirse keşif yapılarak açıklığa kavuşturulduktan sonra binanın eklentisi içinde olması halinde sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu, binanın eklentisi olmaması halinde ise 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma sonucu hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması,

II. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra, 09.06.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.