Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yasak bıçak ve silah ticareti yapma suçlarından 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12/1,4-2,14/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44/1,53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli kararı ile sanığın silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/1-4,5237 sayılı Kanun'un 44 üncü, 62/1, 52/1-2-4,53/1-2-3,63 üncü ve 54/1 inci maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararıyla sanık hakkında hükmolunan adli kontrolün kaldırılması ve ele geçirilen silah sayısı nedeniyle sanık hakkında hükmolunan cezanın 6136 sayılı Kanun'un 12/4 üncü maddesi gereğince arttırıldığı halde aynı gerekçeyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmakla 7 yıl hapis ve 1.000 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenen temel cezanın 5 yıl hapis ve 500 gün karşılığı adli para cezası olarak, sonuç cezanın ise 8 yıl 9 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası iken 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz talebi; suça konu silahlar hakkında alınan kriminal raporun delil olarak kullanılamayacağına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, silah ticareti yapma suçundan mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

Almanya'da yaşayan sanığın Bolu İli Gerede İlçesi Salur Köyündeki evine gelirken aracıyla birlikte silah getirerek, silah kaçakçılığı yaptığı yönündeki ihbar üzerine sanığın evinde yapılan aramada değişik çap ve markalarda 62 adet tabanca, 4 adet seri numarası olmayan ve kalibresi bilinmeyen toplu tabanca, 19 adet kesici-delici alet, 46 adet kısa 9 mm fişek, 62 adet 7.65 mm fişek ile 19 adet tabanca şarjörü, daha sonra yapılan inceleme neticesinde seri numaralarının değiştirildiği ve orijinal seri numaralarının yok edildiği anlaşılan bir adet tüfek namlusu ve dört adet tüfek ele geçirilmiştir. Silahlara ilişkin alınan raporlarda ayrıntılı özellikleri belirtilen değişik çap ve markalardaki yarı otomatik tabancalar ve toplu tabancalardan 40 adedinin 6136 sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikte olmayan silahlardan olduğu, 13 adedinin esaslı aletli müdahale ile eksik parçalarının giderilmesi neticesinde 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebileceği, 13 adedinin ise 6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, yine 61 adet 7.65x17 mm. çap ve tipinde Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) marka fişek ile 9x17 mm. çap ve tipinde 44 adet fişek olmak üzere toplam 105 adet fişeğin (ele geçirilen toplam 108 adet fişekten 3 adedi hakkında görüş bildirilemediği) 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tabancalardan 1899 yılından sonra üretildiği tespit edilebilen 30 adedinin de antika silah olmadığı değerlendirmesinin yapıldığı, ele geçirilen 19 adet kesici-delici aletten bir adet sustalı bıçak, bir adet şişli baston, altı adet kama benzeri namluya haiz bıçak olduğu tespit edilen kesici aletlerin 6136 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesi gereğince yasak niteliğe haiz aletlerden olduğu belirtilmiştir. Ele geçen 8 adet bıçak, kesici ağzı olmadığı tespit edilen 3 adet kılıç benzeri aletin ise 6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığının belirtildiği anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında sanığın atılı yasak bıçak ve silah ticareti suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın beyanı ve dosyada mevcut yurtdışında silah alışverişi yaptığını gösteren evrak ile kriminal raporlar birlikte dikkate alınarak sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12/1 inci maddesinde tarif edildiği şekilde ateşli silah ve mermileri izinsiz olarak ülkeye soktuğu anlaşılmış ve silah miktarı ve çeşitliliği de göz önünde bulundurularak cezası asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunmuştur. Sanığın aynı zamanda çeşitli kama, bıçak ve kesici delici aletleri de yurtdışından ülkeye soktuğu sabit ise de, sanığın bir eylemi ile
kanunun birden fazla maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi hükümleri gereğince sadece daha ağır cezayı gerektiren 6136 sayılı Kanun'un 12/1 inci maddesi hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık müdafiinin suça konu silahların kriminal inceleme için gönderildiğinde silahların konulduğu çuvalların yırtık olmasından dolayı kriminal laboratuvar tarafından iade edildiği, akabinde silahların tekrar çuvallanarak gönderildiği sürede silahların değişip değişmediğinin kontrol edilmediği yönündeki itirazının incelemesinde; kriminal laboratuvar raporunda incelenen silahların seri numaralarının yazılı olup el koyma ve arama tutanaklarındaki silah seri numaralarıyla bir farklılık olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi nedeniyle suçun oluşmayacağı nedenlerine dayanan itirazlarının reddine, Ancak,
Benzer konuda Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 24/05/2006 tarihli ve 2006/1241 Esas - 2006/4550 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, dava konusu silahların miktar bakımından vahim olması nedeniyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/4 üncü maddesi uygulandığı halde, aynı ve özü itibariyle bu hususa ilişkin gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini hukuka aykırı bulunmuş olmakla;
...
Hükmün B-5 bendinin ikinci paragrafında yer alan "8 yıl 9 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası" ibaresinin eklenmesi ve sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Ele geçen silah sayısı dikkate alınarak temel cezayı alt sınırın üzerinde tayin eden mahkemenin uygulaması isabetli bulunduğu halde, temel cezanın alt sınıra indirilerek hükmün düzeltilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Sanık savunmaları, arama sonucu ele geçirilen tabancalar ve bıçaklar ile alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, suça konu kırk adet 6136 sayılı Kanun kapsamındaki tabancaları, sustalı bıçak ve kamaları ülkeye soktuğu ve bulundurduğu anlaşılan sanığın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/4303 Esas, 2020/1548 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.