Yaş küçüklüğü nedeni ile mağdureye atanan vekilin mağdure ve kanuni temsilcilerinin sanık hakkında şikayetçi olmayıp davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenler sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317.maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 04.12.2012 tarihli raporuna göre ceninin biyolojik babası olduğu belirlenen sanık hakkında, aralarında duygusal ilişki olduğu ve 05.04.2012 tarihinde yapılan muayenesinde 10 hafta 3 günlük gebe olduğu tespit edilen mağdureyi, birden fazla kez vajinal yolla ilişkiye girmek sureti ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 2,43/1 ve 109/1,3-f, 5,43/1,53,63 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1,62/1,53,63 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1,3-f, 5,43/1, 62/1,53,63 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret, onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Eksik araştırma ve inceleme ile kanunun hatalı uygulanması sureti ile asgari hadden eksik ceza tayin edilerek verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Koşulları oluşmasına rağmen hata hükümlerinin uygulanmaması sureti ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure ile evlat edinen Kanuni temsilcilerinin duruşma ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2013/189 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.