Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2, 51/1-3 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz nedenleri; verilen kararın ağır olduğuna, hakkaniyete aykırı olduğuna, suça konu yeri ihtiyaç sebebiyle yaptırdığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, sanık savunması, keşif, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Sanığın ... ilçesi,...Mahallesi Mevkiinde ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 3332 sayılı kararı ile sit alanı olarak ilan edilen 504 ada 1 nolu parselde 2015 yılı içerisinde çatı yapmak süretiyle inşaata ek yaptığı, bu suretle doğal yapıyı bozduğu, sanığın Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun bölgenin yapılaşma şartlarını belirlediği kararlara aykırı hareket ettiği, söz konusu yerle ilgili olarak ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararının mahallinde 28.02.1999 tarihinde ilanının yapıldığı, sanığın "ihtiyacı olduğu için çatıyı yaptığını, herhangi bir suç kastının olmadığını," beyan etmesinin atılı suçu ortadan kaldırmayacağı, zira SİT alanında her türlü inşai faaliyetin Koruma Kurulu kararına istinaden Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden izin alınarak yapılması gerektiği, sanığın bu izinleri almadan söz konusu inşşati yaparak üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, hükümde, ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği ihtarı yapılırken dayanak kanun maddesi olan TCK'nın 52/4. Maddesinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin (5.) paragrafına "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin hüküm ile birlikte sanığa ihtarına," kısmından önce gelmek üzere "TCK 'nın 52/4. Maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün,Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.