SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan kurulan 18.02.2015 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 01.07.2019 tarihli ve 2019/1138 Esas, 2019/11864 Karar sayılı ilâmı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında düzenlenen 07.05.2014 tarihli iddianame içeriği ve sevk maddeleri gözetildiğinde, suç adı olarak hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları belirtilmiş ise de, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin talep edildiği, bu şekilde sanığın cezalandırılması istemiyle açılan usûlüne uygun bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde atılı suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece de bozmaya uyulduğu hâlde, usûlüne uygun bir kamu davası açılması sağlanmadan ek savunma ile yetinilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.