SUÇLAR: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2018/2118 Esas, 2020/960 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... Sait Aydemir müdafiinin temyiz talebi; suçun sübutuna, arama kararlarının usule aykırı olduğuna, hükmün şüpheden sanık yararlanır kuralına aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
Sanık ... müdafiinin temyiz talebi; eksik incelemeyle karar verildiğine, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
Sanık ... müdafiinin temyiz talebi; sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına,
Sanık ... müdafiinin temyiz talebi; suçun sübutuna, orantılılık, ikincillik, adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, masumiyet karinesi, maddi gerçeğin araştırılması ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkin ilkelerin ihlal edildiğine ilişkindir.
Sanık ...'in sanıklardan ...'in oğlu olduğu, baba ve oğul olan sanıkların silah ticareti yaptığına dair şüphe üzerine sanıklar hakkında iletişimin tespitine karar verildiği, iletişim tespit, arama tutanakları ve beyanlara göre sanıklardan ...'in temyiz dışı sanıklar...'a üç adet silah sattığının tespit edildiği, yine ... ile Diyarbakır ilinde ikamet eden ...ve oğlu ... arasında kaynağı anlaşılamayan toplam 60.000,00 TL'lik bir para alışverişi tespit eden kolluğun bu alışverişin silah ticaretinden kaynaklandığını tespit etmesi üzerine sanıklar...'in Diyarbakır ilinde ... ve ...'yu ziyaret ettikten sonra Elazığ'a döndükleri sırada araçlarında yapılan aramada aracın kaporta kısmına gizlenmiş poşette iki adet tabanca bulunduğu, sanıkların gerek ziyaretleri gerekse araçta bulunan silahlar konusunda çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı savunmalarda bulundukları, ele geçirilen tüm silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu ilişkin raporların dosyada mevcut olduğu anlaşılmakla sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun silah ticareti suçunu işlediklerine ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... yakalanan silahlardan haberi olmadığını, kendisinin diğer sanıklara silah satmadığını ve Diyarbakır'da sanıklar ... ve ...ile buluşmadıklarını beyan etmiş ise de, dosya kapsamında mevcut tape içeriklerinden sanığın silah ticareti yaptığının anlaşıldığı, arabasının ızgarasına vidalar sökülmek suretiyle konulan tabancalardan haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca duruşmadaki beyanında beraber Diyarbakır'a gittikleri babası ile beyanlarının çeliştiği anlaşılmakla suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanık ... ile diğer sanıklar ... ve ...arasında telefon kayıtları oluşu ve tape içerikleri, sanık ...'ın ısrarla Whatsapp üzerinden görüşülmesini istemekle kolluk tahkikatından ve dinlemeden kurtulmaya çalışıldığının anlaşılması, taraflar arasındaki farklı tarihlerdeki 10.000,00 TL civarındaki para transferleri karşısında, sanık ...'in babası ile birlikte sanıklar ... ve...' den farklı zamanlarda temin etmiş oldukları silahları Elazığ'da sattığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanıklar aralarındaki para transferinin arsa işi nedeniyle olduğunu beyan etmiş iseler de, aralarındaki konuşmalara dair tape içeriklerinde buna ilişkin bir ifade olmayıp şifreli konuşmalarla bahsettikleri para toplamı nazarında o miktarda para ile anlattıkları arsayı almaları mümkün olmadığı, ayrıca sanığın almış olduğu parayı harcayarak peyder pey iade ettiğine yönelik savunmasınında hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında sanığın beyanlarına itibar edilmeyerek diğer sanıklar ile birlikte silah ticareti yaptığı yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur. Sanık her ne kadar Diyarbakır'da diğer sanıklar ile buluşmadıklarını beyan etmiş iseler de, emniyet tarafından düzenlenen PTS ve HTS kayıtlarının incelenmesine dair raporda açıkça sanıklarla buluştuğu anlaşılmakla müsnet suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanıklar ... ve ... üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de, dosya arasındaki mevcut tape içeriklerinden sanık ... ile telefon irtibatında olduğu, sanık ...'ın ısrarla whatsapp üzerinden görüşülmesini istemekle telefon dinlemesine yakalanmama çabası içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık ... daha önce yaşadığı cinayet nedeniyle Diyarbakır merkeze gidemeyip köyde olduğunu beyan etmiş ise de, tape içeriklerinde kendisininde buluşma anında beraber olduğunun açıkça anlaşılması karşısında beyanlarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık ... ile Mehmet arasındaki farklı tarihlerdeki yüklü para transferi ve yukarıda bahsedildiği şekilde para transferinin arsa işine ilişkin olduğuna dair beyanların mahkemece yerinde görülmemesi karşısında sanıklar ... ve...'in birden fazla sefer sanıklar...'e ticari amaçla silah temin ettikleri, bu temin işinin tarafların birbirini eskiden beri tanıyor olmaları ve pek çok para transferini bulunması karşısında uzun zamandan beri sürüyor olduğu ve bu şekilde sanıkların birlikte hareket etmeleri suretiyle müsnet silah ticareti suçunu işledikleri kanaatine varılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucundaki inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine, kabul ve uygulamaya, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine, ancak,
5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak, infazı kısıtlar şekilde ödemeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi yönünde hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
1. Sanık savunmaları, iletişim tespit tutanakları, banka kayıtları, arama sonucu ele geçirilen tabancalar ile alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların silah ticareti suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrasıca mahkumiyet hükümleri kurulduktan sonra hükmün dördüncü paragrafında sehven yazıldığı belli olacak şekilde ''şartları oluşmadığından 6136 sayılı Kanunun 12/2 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' karar verildiğinin yazılması ve ele geçen suç konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı ise de; bu hususların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi gereği Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2018/2118 Esas, 2020/960 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/2 nci maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilen kararın 4 üncü paragrafının karardan çıkarılmasına ve suç eşyalarının müsaderesine karar verilen bölümün başına ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4 ncü maddesi uyarınca'' ibarelerinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.
...