Dava konusu 692 parsel yönünden davac davasının kabulüne,
Hazine'nin, ...'nın ve ...
mirasçılarının davasının reddine, Dava konusu 113 parsel
yönünden davacı Hazine'nin ve ...'nın
davasının kabulüne, ... ve ... mirasçılarının
davasının reddine
vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 692 parsel yönünden davacı ... mirasçılarının davasının kabulüne, davacı Hazine'nin, ...'nın ve ... mirasçılarının davalarının reddine, dava konusu 113 parsel yönünden davacı Hazine'nin ve ...'nın davasının kabulüne, ... ve ... mirasçılarının davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Tekirdağ ili ... ilçesi İbrice Köyü çalışma alanında bulunan 113 parsel sayılı 8200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak; 692 parsel sayılı 54400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 548,557,558,559,560,561,562 parsellere uygulanan kaydın miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edildikten sonra, ... ve arkadaşlarının itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek, 113 ve 692 parsel sayılı taşınmazların, tapu kaydı nedeniyle müştereken Hazine, ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespitine karar verilmiştir.

Davacı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği, 113 ve 692 parseller hakkında mera olduğu iddiasıyla; davacı ..., 113 ve 692 parseller hakkında tapu kaydına dayanarak hissesinin ketmedildiği iddiasıyla; davacı ..., 692 parsel hakkında tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; davacı ... 113 parsel hakkında tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.

Davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve 2015/9554 Esas, 2018/6452 Karar sayılı ilamıyla; " Çekişmeli 692 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacı ... mirasçıları ... ve ... vekili, davacı ... vekili ile davacı-davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olan dava konusu taşınmazda pay - payda eşitliği sağlanacak şekilde hüküm oluşturulması; çekişmeli 113 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacı ...'ün dayandığı 14.01.1975 tarih, 23 sıra numaralı tapu kaydının Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.09.1974 tarih, 1974/45,396 Esas-Karar sayılı yüzölçümü ve hudut tashihi davası sonucu oluşmuş olup, mahkemece bu ilama dayanak kroki usulünce taşınmaza uygulanmamış olmakla birlikte bir an için taşınmaza uyduğu kabul edilecek olsa dahi, bu ilamda Köy Tüzel Kişiliği taraf ise de Hazine taraf olmayıp, meraların mülkiyeti Hazine’ye yararlanma ... Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğundan bu ilamın kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığı, davacı ...'ün dayandığı 23 sıra numaralı tapu kaydının doğu ve güney hududunun Sığır Yolu ve Çeşme Yolu'nu okuduğu ve 113 parselin doğu ve güney bitişiğinde 1101 sayılı mera parselinin bulunduğu da dikkate alındığında, aynı zamanda 113 parselin kuzeyinde bulunan 19 parsele uygulanan davacı tapusunun miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabulünün gerektiği açıklanarak, çekişmeli 113 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Davacı ...'ın sunduğu 386 tahrir nolu vergi kaydının 548 parsel sayılı taşınmazla birlikte dava konusu 692 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı, tespit tarihinden geriye 20 yıldan fazla süredir davacı ...' ın zilyetliğinde olduğu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirtildiği, taşınmazın mer'a vasfında olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, davacı ... lehine bozma ilamına uyulması nedeni ile kazanılmış hak oluştuğu, önceki kararın sadece ... mirasçılarına verilen paylar toplamı ile payda birbirine eşit olmaması sebebiyle bozulduğu, diğer itirazların ise yerinde olmadığından reddi yönünde karar verildiği, ... mirasçılarının nüfus kayıtları çıkartılarak dava konusu taşınmazda mirasçılara verilen paylar toplamı ile paydanın birbirine eşit hale getirildiği; dava konusu 113 parsel sayılı taşınmaz yönünden de, Yargıtay bozma ilamına uyulması sebebiyle bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği, buna göre, davacı ...'ün dayandığı 14.01.1975 tarih ve 23 sıra numaralı tapu kaydının Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.09.1974 tarih ve 1974/45 esas, 1974/396 karar sayılı yüzölçümü ve hudut tashihi davası sonucu oluştuğu, bu ilamda Köy Tüzel Kişiliği taraf ise de Maliye Hazinesinin taraf olmadığı, meraların mülkiyeti Hazine’ye, yararlanma ... ise Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğu bu sebeple bu ilamın kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığı, bu ilama dayanak krokinin dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilecek olsa dahi taraflar açısından bağlayıcı olmadığı, davacı ...'ün dayandığı 23 sıra numaralı tapu kaydının doğu ve güney hududunun Sığır Yolu ve Çeşme Yolu okuduğu ve 113 parselin doğu ve güney bitişiğinde 1101 sayılı mera parselinin bulunduğu, bu sebeple 113 parselin kuzeyinde bulunan 19 parsele uygulanan davacı tapusunun miktar fazlasının da meradan kazanıldığının kabulü gerektiği, meraların da zilyetlik yolu ile kazanılmasının söz konusu olmadığı " gerekçesiyle, çekişmeli 692 parsel saylı taşınmaz yönünden davacı ... mirasçılarının davasının kabulüne, davacı Maliye Hazinesi, İbrice Köy Tüzel kişiliği (6360 sayılı Kanun gereğince yerine geçen ...), ... mirasçısı ... ve ... davasının reddine, 692 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ve aynı yüzölçümü ile miras payları oranında davacı ... mirasçıları adına tesciline, çekişmeli 113 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Maliye Hazinesi ve ... Köy Tüzel Kişiliği (6360 sayılı Kanun gereğince yerine geçen ...) davasının kabulüne, davacı ..., ... mirasçıları ..., ... davalarının reddine, 113 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ve aynı yüzölçümü ile mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve 692 parsel sayılı taşınmaz yönünden esasa, 113 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ... Başkanlığından alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 Tarihinde oy birliğiyle karar verildi.