Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/6,43/1,62. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/47 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2,43,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdurenin on beş yaşını doldurduğu düşüncesiyle mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, nitekim mağdurenin on beş yaşını doldurmasına çok kısa bir süre kaldığına ve mağdurenin kemik yaşının tespiti gerektiğine, usul ve yasaya aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Sanığın aşamalarda mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunmaları, mahkemece herhangi bir gözlem yapılmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılarak hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçenin bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.