İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören ... vekilinin 22.04.2021 tarihli dilekçesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine sunulması ve katılma talebine yönelik olması karşısında temyiz iradesi içermediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2012 tarihli ve 2011/16 Esas, 2012/110 sayılı Kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2016 tarihli ve 2016/471 Esas, 2016/492 sayılı Kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257/2,62,50 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2017/67 Esas, 2017/448 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın atılı zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-b maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
Katılan ... vekilinin temyiz itirazları; sanığın iddianamede anlatıldığı şekilde zimmet suçunu işlediğine ilişkindir.
1.Sanığın yargılama konusu eyleminin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun da 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair durma süreleri eklendiğinde dahi, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Niğde Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.